PEKİ, NEREYE VE KİME DOĞRUDUR bir kadının yatağındaki(!) GÜRÜLTÜYSE KELİMELER?
gemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2010 Salı

Beyazlar Arıyorum, Neredesin Dolunay?

Akdeniz’de bir limandayım. Güneş denizde söndürüyor ateşini. Öyle çok renk bir aradaki!
Sessiz kalmaktan başka çarem yok. Susuyorum. Ta ki o uğursuz gemiyi ufukta görünceye dek! Siyah bir nokta oluyor önce. Sonra yavaşça karartıyor tüm gökyüzünü. Bilemediğim bir öfkeye kapılıyorum.

Düğümün merkezinde sonlanan yarım ay vakti bir gecede dinledim senden o ağır geçmişin sesini. Ağaçlı yolun en başındaki bankta oturmuştuk. Havadaki dingin rüzgârın sesi kulaklarımızı tırmalıyor sanırken, ruhumuzmuş aslında tırmalanan. Bir tek zaman durmuyordu o günlerde, bir tek o dursun diye düşlerken. Yoğun bir kavga, karşılıksız söz düelloları, hacimsiz bir sevgi...
Sonra duvarlar girdi aramıza. Bir gece, o frekansın ayarını yapmaya çalışıyorken, eski ve bilinen bir şarkının sözlerinde anladım senin de giderek uzaklaştığını benden. Oysa o sandalyenin tıpkı bir salıncak gibi salınışında ilk defa ben, "git" demiştim sana. İlk ben, yolların çizgilerini belirsizlikten çıkarıp bembeyaz bir renge boyamıştım. Henüz şiirlerin kirlenmediği, kitapların ayraçlarında önemli notların barındırıldığı, seninse kendinden vazgeçmediğin zamanlardı... Suskunluklarımız bir tek gülüşlerimizde saklıydı...
Suskunluklarımız saçlarımız gibiydi... Rüzgârda naif ve umarsızca dalgalanan...

Akdeniz’de bir limandayım.
Siyahın içinde ufak, beyaz noktalar gibi güzel anılar
Oldukça uzakta parlayan.

Bütün bir gece aynı soruları sorup durdum kendime. Körkütük bir geceydi, körkütük dudaklarım bağlanmıştı. Odalar arası adımlarda, küçük heyecanların masum düşlerinde, her sayfayı o küçücük an içinde teker teker çevirip geride kalan yıllarıma baktım. Kaçırdığım bütün gecelerime. Bahsettiğin limandaydım. Akdeniz’de.

Yavaş yavaş kendini kapatmaya hazırlanıyor bir sayfa daha. Az kaldı. Bak, o ağaçlı yolun başında bankta oturan bir geçmiş de ayağa kalktı, gitmek için. Birkaç kayısı uğruna pantolonunu yırtan genç kız da çoktan ağaçtan indi bile. Daha ne duruyorsun?

Bekle beni uğursuz gemi
Geliyorum.